Sohrab Sepehri

 canın mı sıkkın, yalnız mısın?

hem de ne yalnız!
renklerin gizli damarına tutulmuş olmalısın

tutkun,
yani aşık

ve bir düşün, ne kadar yalnız
sonsuz denizin mavisine tutulan küçük balık.

nasıl da hüzünlü ince bir düşünce!
ve bitkinin saklı bakışının tebessümüdür hüzün
ve belirsiz bir işaret
‘şey'lerin birliğini reddeden.
ne mutlu bitkilere, ışığa aşıklar
ve ışığın sıcak eli onların omzunda.

hayır, kavuşmanın imkanı yok,
mesafe hep olacak
suyun kavisleri iyi bir yastık olsa da
nilüferin taze uykusuna

mesafe hep olacak
tutkun olmak lazım
yoksa iki lakırdı arasında kaynayıp yitecek
yaşamın fısıltısı

ve aşk
bir yolculuktur
'şey'lerin sessizliğindeki ihtirasın aydınlığına

ve aşk
mesafelerin sesidir.
Müphemliğe boğulmuş mesafelerin sesi mi?
Hayır,
gümüş gibi parlak mesafelerin sesi,
ve kararıverirler bir 'hiç'le.

her zaman yalnızdır aşık
saniyelerin taptaze ellerini tutar eli
ve o ve saniyeler
günün diğer yanına geçerler
ve ışığın üstünde uzanırlar
ve o ve saniyeler
dünyanın en güzel kitabını suya hediye ederler
ve çok iyi bilirler;
hiçbir balık
nehrin düğümlerini çözemedi.

sohrab sepeheri -“yolcu” şiirinden çeviri: punehaeri

Yorumlar

Popüler Yayınlar